“Beni Dövdü, Bana Tükürdü” Derse..

Gözümün önünde bacağını uzatarak havada uçtu. Ve bir uçan tekmeyle o zaman daha beş yaşında olan kızım Deren’e atarak onu yere devirdi!

Olayı bir kaç metre uzaktan izlerken içimden nasıl bir canavar çıktığını dün gibi hatırlıyorum.

Karıncaya basmayan ben, kızımın o sınıf arkadaşını eşek sudan gelinceye kadar dövebilirdim.

Öğretmene şikayet etmekle yetindim.

Küçük çocuğu olan arkadaşlarımdan çok duyuyorum şu sıralar. Çocuklar okulda zorbalığa, arkadaş şiddetine maruz kalıyormuş. Bazıları başına geleni anlatmıyor bile. İçine kapanıyor, okula gitmekten kaçınıyor. Devamlı başı ağrıyor, midesi bulanıyor.

Küçük kızınız ya da oğlunuz sonunda size içini döktü. Ve sınıf arkadaşlarından birinin devamlı ona hakaret ettiğini/ vurduğunu/ parasını ya da eşyalarını aldığını söyledi.

Ne yaparsınız?

**************************************************************

“Kafasını koparırım!!”

Ee, ilk dürtü bize böyle yap diyor. En değerli varlığımıza zarar verene haddini bildirmek için yanıp tutuşuyoruz.

İçimizdeki ‘medeni ve iyi ses’ zorbanın da bir çocuk olduğunu hatırlatıyor. “Allah bilir nasıl yetiştirildi, ne sorunları var da böyle yapıyor”.. Ama o diğer ses yok mu: “Kötü tohum işte.. Yılanın başını küçükken ezmezsen ilerde kimlere ne zarar verir. “

Doğru olan ne?

Ben hep okul yönetimine bildirmekten, hatta zorba çocuğun ailesiyle konuşmaktan yanayım. Başkasının çocuğuna ceza ya da terbiye veremeyeceğimize göre bunu kendi ailesinden beklemeli diye düşünüyorum.

***

Ya aile de ‘arıza’ysa?…

Ne var ki uzmanlar bana katılmıyor.

Zorba çocuğun ailesiyle ille de görüşeceksek, bunu okulda müdürün odasında – bir arabulucu yanımızdayken- yapmalıymışız.

Mantıklı aslında. Arkadaşlarını tehdit etmeyi, onlara vurmayı alışkanlık haline getirmiş olan çocuğun ailesi de dünyanın en barışçıl canlıları olmuyor genelde.

Geçenlerde bir zorba çocuk bir küçük kıza zarar vermiş. Kızın babası da zorba çocuğu bir yerde kıstırıp tokat atmış. Bunun üzerine çocuğun tüm ailesi gelip kızın babasına saldırmışlar. Sonuç.. Kızın babasının gözü çıkmış!

****

Ne yapmalı?

Okul yönetimi mutlaka destek olmalı. Birtakım yaptırımlarla zorbalık yapan çocuklar engellenmeli. Okul, ‘Aman canım hep oluyor böyle şeyler’ tadında takılıyorsa, okula dava açmalı. Haydi onu yapmadık, okulu değiştirmeli.

Zira, zorbalığa maruz kalmak diğer çocuklarda yıllarca silinmeyecek, bütün hayatını etkileyecek izler bırakıyor.

Başvurduğum hiç bir kaynak “Çocuğunuz da zorbaya vursun. Saçına asılsın, gözünü oysun. Bacak arasına tekme atsın!” demiyor takdir edersiniz. Ama bunlar bizim toplumuzda ilk aklımıza gelen öğütler..

Yabancı kaynaklar çocukların kendi aralarında zorbalara karşı örgütlenmelerini, birbirlerini hiç yalnız bırakmamalarını, zorbalığı umursamayarak bu çocukların ‘havasını söndürmelerini’ salık veriyor.

Aklınızda bulunsun.

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir