Defne Samyeli Biyografi

Defne, 1 Temmuz 1972’de Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nde dünyaya gözlerini açtı. Evlenmek ve çocuk sahibi olmak için bayağı beklemiş Amiral babası Haluk ve otelcilik eğitimi almış annesi genç Sendegül’ün ilk çocuğu olarak. Bir yıl sonra aralarına katılan erkek kardeşi Suhan’la oyun, kahkaha ve didişme dolu mutlu bir aile hayatı oldu. 9 aylıkken konuşmaya başlayan , 2,5 yaşında okumayı öğrenen Defne Samyeli’ye ‘İlerde ne olacaksın’ diye sorulduğunda yanıt yıllarca hiç değişmedi: Şarkıcı.

Daha çok küçükken idolünü belirlemişti küçük Defne, koyu bir Ajda Pekkan hayranıydı. Müziğe olan ilgisi nedeniyle ailesi onu TRT Çocuk Korosu’nun sınavlarına soktu, ve Defne 7 yaşında girdiği TRT’de her Pazar konserlerle ekrana gelmeye başladı. Okul hayatı parlak olduğu için ona farklı bir gelecek düşleyen annesi konservatuvara girmesini desteklemedi ama. Kameralarla ilişkisi çocukken oynadığı reklamlarla pekişti. Defne’nin Nişantaşı Anadolu Lisesi’nde Milli Eğitim Bakanlığının kompozisyon yarışmalarından ödüller ve takdirnamelerle dolu eğitim hayatı tam gaz devam ederken, evinde hayatının ilk acısını yaşadı. 13 yaşındayken babası Haluk Samyeli’yi kaybetti.

Ve bu kaybın acısını uzun yıllar üzerinden atamadı.

Lise yıllarında okuldaki özel bütün törenlerin sunuculuğunu yapmaya başlamasıyla gelecekteki kariyerinin tohumları atılmaya başlamıştı. Ama genç Defne, üniversite sınavlarında tercihini mühendislikten yana kullanacaktı. Hedefi Boğaziçi Üniversitesi’nin Endüstri Mühendisliği’ydi. Neden diye sorulduğunda, cevabı sadece ‘Girmesi zor olduğu için’ olacaktı. Zira mühendis olmayı değil, sadece annesini mutlu etmeyi istiyordu. Beklediği gibi geçmeyen üniversite sınavı genç Defne’yi Boğaziçi’nin Kimya bölümüne soktu. Niyeti ilk sene yatay geçişle Endüstri Mühendisliğine geçmekti. Yıl 1991’di. O yıl Türkiye’de ilk kez bir özel televizyon kanalı kurulmuş, herkesi ekran başına adeta kilitlemişti. Star TV, Türkiye Güzellik Yarışması’nın anonslarını yayınlamaya başlayınca arkadaşlarının ısrarı ve anneannesinin desteğiyle Defne yarışmaya katılma kararı aldı. Yarışmada Türkiye 3. Güzeli olarak taç giyen Samyeli, sonrasında katıldığı Avrupa Güzellik Yarışması’ndan da taçla döner dönmez televizyonda sunucu olarak çalışmaya başladı.

Ve hayatının işini bulmuş oldu.

Youngstar Galaxy adlı gençlik programı, hemen arkasından Salı Pazarı , her sabah canlı yayınlanan İyi Günler Türkiye programları, özel canlı yayınlar, çekilişler derken Türkiye’nin en çok bilinen yüzlerinden biri oldu. 1993’te Show TV’ye transfer olan Samyeli, burada Show’da Şov adlı, içinde şarkı, dans ve skeçler olan prime time bir talk show programına imza attı. Bu arada Boğaziçi Üniversitesi’nde İş İdaresi Bölümüne geçiş yapmıştı. Bir hocasının “Sen nasılsa eğitimini aldığın sektörde çalışmayacaksın. Bir öğrencinin okuma hakkını gaspediyorsun bu okulda okuyarak. Git televizyonda işini yap” sözü ve notları çok iyi olmasına rağmen üç kere derse gelmemesi halinde o dersten kalacağı tehdidi üzerine okula ara verdi. Aynı dönemde  bir yandan Melih Kibar’la çalışan Samyeli ‘Tek Başına’ adlı bir albüm çıkardı. Ne var ki o dönem müzik sektörünün hayal ettiği gibi olmadığını anlayarak tamamen televizyona ağırlık verme kararı aldı. Müzikten vazgeçmedi, hatta gönlü hep müzikal tiyatroda olduğu için bu alanlarda önemli isimlerden ders almaya başladı. Türkiye’de ünlü operacılar Belkıs Aran, Gül Sabar ve Tülay Uyar on beş yıllık şan eğitiminin mentor’ları oldular. New York’ta Broadway yıldızlarını çalıştıran bir müzisyen ve oyuncu koçu Bruce Kolb’tan yıllarca şan dersi aldı. Küçüklüğünden beri kendini Broadway’de hayal eden ve bulduğu her fırsatta yurtdışında müzikal şov izleyen Samyeli Evita ve Aida gibi bazı şovların şarkı ve librettolarını ezbere biliyor.  Ve ev halkını bezdirinceye kadar evde şarkı söylüyor.

1995’de 4 aylık bir flörtün ardından mimar Eren Talu’yla evlendi. Bir kaç ay sonra Kanal D’de çalışmaya başlayan Samyeli’ye haberci olması teklif edildi. Şov programı için el sıkışan Samyeli, o sıralar hamile olduğunu yeni öğrenmişti. Bebeğini düşürme tehlikesi vardı. Doktorlar birkaç ay yatak istirahati önerdiğinde, bir dönem için haber programı denemeye karar verdi.

Bu da kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Hamile olduğunu yöneticiler dışında haber merkezindeki bütün çalışanlardan 7 ay saklayan Samyeli’nin aynı zamanda editörü olduğu Gecenin İçinden, büyük rating başarılarına  imza attı ve 3 yıl boyunca kendi kategorisinde zirveden inmedi. Samyeli’nin ilk kızı Deren bu dönem doğdu. Sonra Samyeli, Kanal D Ana Haber Bülteninin anchor’ı ve editörü oldu. Bu görevdeki ilk yılında doktorlar kendisine rahim ağzı kanseri başlangıcı teşhisi koyunca apar topar gittiği ABD’de küçük bir operasyon geçirdi. Erken teşhis ve başarılı operasyonla çok kısa zamanda sağlığına kavuşan Samyeli, bu tecrübe üzerine smear testi yaptırmanın önemini anlatan birçok konferans verdi.

7 yıllık Kanal D birlikteliğinin ardından Show TV’ye geçen Samyeli burada 6 yıl boyunca ana haber anchor’ı ve haber müdürü olarak görev yaptı. O dönem öğrenci affı çıkınca annesinin ricası üzerine bir yandan Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenimine kaldığı yerden devam etti. Okulunu bölüm birincisi olarak bitirdi.

Defne Samyeli yayın hayatında yüzlerce ödül kazandı. Bunlardan ikisi uluslararası… New York TV Festivals’da ardarda iki yıl Dünyanın En İyi İkinci Anchor’ı seçildi. 2003 yılında ikinci kızı Derin’i dünyaya getirdi. Show TV’de çalışırken, meslek hayatının bir ilkini yaşadı. Ali Kırca ve ekibiyle anlaşan Show TV yönetimi, Defne Samyeli ve haber merkezindeki tüm arkadaşlarını işten çıkardı.

Samyeli bu karar üzerine, günde 12 saatini verdiği işi sorgulamaya başladı. Türkiye’de haberciliğe devam edip etmeme konusunda ne hissettiğini anlamak istiyordu. Kendine zaman tanımaya karar verdi. Bir prodüksiyon şirketi kurup, hayal ettiği uluslararası bir belgeseli çekmek için çalışmaya koyuldu. Son birkaç yıldır yabancı basına serbest gazeteci olarak çalıştığı, yazları NY’da devamlı gazetecilik dersi aldığı için ABD’de hatırı sayılır oranda çevresi oluşmuştu. Rotasını yurtdışına çevirmeye karar verdiği dönemde, eşinin üstlendiği bir kamu ihalesinde ardarda yaşanan terslikler, aile içi anlaşmazlıklar en güvenli kalesini, evini yıkacaktı oysa.

14 yıllık evliliği sona eren Defne Samyeli iki kızıyla birlikte yeni bir hayata başladı. Televizyona bir gündüz kuşağı programıyla devam etme kararı aldı, ne var ki Defne’yle Her Şey Bambaşka atv ekranlarına iki ay sonra veda etti.

Sonrasında kanal yönetiminin yeni kurdukları haber kanalının yüzü olmasını teklif ettikleri Samyeli, a haber’de Akşama Doğru ve Söz Teması adlı programları yaptı. Bir yıl sonra ‘editoryal uyuşmazlık’ nedeniyle grupla yolları ayrıldı ve Samyeli artık haber yayıncılığına nokta koyma kararı aldı.

1997 yılından bu yana köşe yazarlığı yapan Samyeli Radikal ve Güneş gazetelerinde uzun yıllar çalıştı. 2013’ün hemen başında el sıkıştığı Milliyet gazetesinde iki yıl boyunca hem özel röportajlara hem de kendi köşesine imza attı. Buradaki çalışmalarını derlediği ilk kitabı ‘Kısa Lafın Uzunu’ 2014 yılında okurlarıyla buluştu.

Kendisine yöneltilen oyunculuk teklifleri, 2013 yılında Samyeli’nin yüreğinin bir köşesinde yanan bir başka kıvılcımı ateşledi. Arkadaşı Gani Müjde’nin teklifini değerlendirip kendini denemek isteyen Samyeli, FOX TV’de yayınlanan  Babam Sınıfta Kaldı adlı dizide Çiğdem karakterini canlandırarak oyunculuğa ilk adımını attı. Cem Davran, Melis Tüzüngüç ve Mesut Yar’la başrolleri paylaşan Samyeli, bu alanda ilerlemek istediğine karar verince profesyonel oyunculuk eğitimine başladı.

2013’ın sonbaharında Atölye Craft’ta oyuncu koçu Deniz Erdem’le çalışmaya başlayan Defne Samyeli, Anthony Bova’nın oyunculuk atölyesine katıldı. Los Angeles’ta Eric Morris’le işçilik, enstrümantal, monolog ve sahne çalışması yapan Samyeli, 2015 yazında Necati Şaşmaz’la el sıkışarak Kurtlar Vadisi Pusu ailesine katıldı. On üç yıllık rating rekortmeni bu fenomen dizide ‘Zeynep Oğuz/Asya Tuna’ adlı bir ajanı canlandıran oyuncu, dizinin ekrana bir süre ara vermesiyle Los Angeles’a geri döndü. Eric ve Susana Morris’le oyunculuk atölyesi çalışmaları devam eden Samyeli bu süreyi bilgisine birikime yatırım yapıp, yeni kitabına yoğunlaşmak için kullanıyor.

Hayat amacını, ‘severek öğrenmek ve bildiklerini başkalarıyla paylaşmak’ olarak özetleyen Samyeli, en önemli işin dünyaya hizmet niyetiyle yapılan olduğuna inanıyor.