Suriyeli Aileler Nişantaşı’nda Ne Yapıyor

 Geçen yazımdaki ‘cam silici çocuk’ olayından sonra sizden çok sayıda mesaj aldım. Özellikle İstanbul Nişantaşı’ndan gelen şikayet çok. ‘Dileniyor’ gibi görünen ama aslında daha çok ‘para vermezsen başına bela olurum’ havasında düzinelerce kişi varmış sokakta. Üstelik çoğu Suriyeli..

İşte okurumun başına gelenler:

‘’Nişantaşı zaten bir dilenci cenneti , şimdi üzerine Suriyeli aileler eklendi! Ayrıca akşam tinerciler ve kağıt toplayan bir mafya var ki evlere şenlik, kaldırımda bile yürüyemiyorsunuz.

Geçenlerde büromun tam kapısının önüne piyango bileti satan bir çocuk dadandı. En fazla 11-12 yaşında… Ben de ‘Evladım biraz yana çekilsen de içeri girebilsek’ deyince bana ‘Sen kim oluyorsun , çabuk söyle! Nerede çalışıyorsun bakayım?’ diye bir diklendi ki.. Hani konuyu uzatsam, dövecek. Louis Vuitton mağazasının önünde bir Suriyeli, eşimin  alnına yumruğunu uzatıp para istedi. Suriyeliler zaten ayrı bir dert oldu bu semtte; bizi dövseler ya da çantamızı alıp gitseler ne yapacak, nereden bulacaksınız? Bu insanlar Nişantaşı’nı nasıl bulup gelmişler? Mağazalar şikayetçi,  her yaştan dilenci/haraççılar kuaför salonlarının içinde.. Açık havada yemek yiyorsanız, elleri masanızda.

En inanılmazı da.. KARAKOL tam bu işlerin olduğu yerde..  Geçen gün dayanamadım girdim , çok nazik bir memur bana ‘Bütün mahalle şikayetçi, çok haklısınız’ dedi.

‘E, ne yapalım o zaman’ dedim.

Cevap: ‘155’i arayın’

Yani karakolun  yetkisi yok mu?’’

Yok demek ki…

Benzer Yazılar