Defne Samyeli: Lisanslı Sporcu Olacağım

Televizyon sunuculuğundan haberciliğe, müzikten yazarlığa ve oyunculuğa kadar geniş bir yelpaze içinde mücadele eden Defne Samyeli, şimdi de Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Ajan Zeynep rolüyle ekranda… Samyeli ile önce diziyi ve rolünü, sonra da kadına şiddetten özel hayatına kadar her şeyi konuştuk. Samyeli sorularımızı içtenlikle cevapladı.

 roportaj1Her şeyi ince eleyip sık dokuyan Defne Samyeli’nin yolu Kurtlar Vadisi Pusu’yla nasıl kesişti, nasıl ikna oldu?

-Yaz aylarında Necati Şaşmaz’ın teklifiyle oldu. Öncesinde bir-iki yıl süreyle ABD’de yaşamak üzerine hazırlık yapmıştım oysa, Kurtlar Vadisi’ne katılmam söz konusu olunca bu kararımdan vazgeçtim. Kurtlar Vadisi Pusu dünya çapında 55 milyon farklı IP’den izleniyor, düşünebiliyor musunuz? Bu yüz milyonlarca kişiye ulaşıyor demektir. Bir ayda sadece youtube’da 182 milyon kişinin izlediği bir yapım. 13 yıldır devam edip de her yayınında reyting birincisi olan başka televizyon dizisi dünyada yok. Sevinerek kabul ettim.

13 yıldır reyting şampiyonu olan bir diziye sonradan dahil olmak sizi ürketmedi mi?

-Bu kadar oturmuş bir yapıya dahil olmanın o kadar çok avantajı var ki, varsın bir iki zorluğu da oluversin. Dizinin şekillenmiş bir ruhu var, ona siz uyumlanmak zorundasınız. Mesela, yeni karakterlere seyircinin alışması da zaman alıyor. Ama ben bunları işin güzel zorlukları olarak görüyorum. Ayrıca ben zoru severim. Bu arada Zeynep de sevildi.

AKSİYON, BİÇİLMİŞ KAFTAN OLDU

Zeynep iddialı, zorlu ve sert bir kadın… Ajan karakterini üzerinize giyerken sizi en çok ne ya da neler zorladı?

-Karakteri oluştururken çok zorlanmadım. Bir süre sonra bilinçaltınızda karakterinize bir yer açılıyor ve istediğiniz an onun gibi düşünüp hareket etmeye başlıyorsunuz.

Bu tarz bir rol aklınızdan geçiyor muydu hiç?

-Çocukluğumdan beri oyunculuk hayallerimi ajanlık sahneleri süsler. Aksiyona, komplo teorilerine ve küresel gelişmelere meraklı olduğumdan benim için biçilmiş kaftan oldu.

SOĞUK HAVA BENİ BİRAZ ZORLUYOR

Dizide aksiyon sahneleri fazla. Yaşadığınız bir kaza ya da tehlike oldu mu?

-Prodüksiyon ekibi her türlü tehlikeye karşı önlem aldığı için güvenli bir ortamda çalışıyoruz.

roportaj3Kavga sahnelerinde?..

-Dövüş sahnelerinde ufak tefek çizik ve morarmalar oluyor tabii ama spordan alışık olduğum için dert etmiyorum. Onun dışında hepimiz profesyonel bir iş yaptığımızın bilincindeyiz, tedbirimizi almış oluyoruz.

Sizi zorlayan bir şey yok mu?

-Beni biraz zorlayan bir şey varsa o da soğuk hava. Bazen sıfırın altında soğukta incecik kıyafetlerle saatlerce çekim yaptığımız oluyor. Gerçekten tüm ekibin her sahnede büyük emeği var.

Zeynep’le benzeşen yanlarınız var mı?

-Zeynep’in çok sıradışı bir hikayesi olmasına rağmen bazı yaşanmışlıklarımız çok benziyor. Özelliklerimiz de. Bir kere tam bir survivor. Kuvvetli, risk almaktan çekinmeyen, inandıkları uğruna sonuna kadar savaşabilecek bir kadın.

ATATÜRK BENiM iÇiN iLHAM KAYNAĞI

 İlham aldığınız tek kişinin Atatürk olduğunu söylüyorsunuz. Nesinden ilham alıyorsunuz?

-Herkesten ilham aldığım şeyler var, ünlü ünsüz. Ama Atatürk vizyonu, öngörüsü, rasyonel düşünen herkesin cesaretini kırabilecek şartlarda bile hayal edip gerçekleştirdikleriyle benim için büyük bir ilham kaynağı.

Nişanlınız Prof. Dr. Emre Alkin’le bu beraberliği resmileştirmeyi düşünüyor musunuz?

-Düşünmesek nişanlı olmazdık. Nasıl biri, nasıl bir ilişki gibi sorulara cevaplarımın çok net olduğu bir yaşta Emre çıktı karşıma. İkimizi de ruhen ve kalben çok doyuran bir beraberliğimiz, boyumuz kadar çocuklarımız var. İmza konusunda acele etmemiz için bir neden yok.roportaj4

TEKVANDOYA MERAKLIYIM

Ajan olunca elinize silah aldınız. Silahla bu ilk buluşmanız mı oldu?

-Asker kızıyım. Ateşli silahlarla ilk tanışmam babam sayesinde oldu. Poligon tecrübem var, ama Kurtlar Vadisi’ne kadar yıllarca elime silah almamıştım.

Ajan Zeynep dövüşüyor ve siz de dövüş sporlarına yabancı değilsiniz. Bu eğitime ne zaman başladınız?

-Dövüş sporlarına merakım bundan 6-7 yıl öncesinde başladı. Sanat olarak gördüğüm dövüşte eğitim alıp derinleşmek için bir vesile bekliyordum. Bu rol tam bir fırsat oldu. Tekvando’ya meraklıydım ama şimdi Muay Thai çalışıyorum. Lisanslı sporcu olacağım. Kamera önü teknikler açısından dublör eğiten profesyonel bir hocayla çalışıyorum ama hedefim Tayland boksunda en iyi seviyeye gelebilmek.

Kadınların ezildiği bu ülkede sizin ekranda erkekleri dövmenizin kadınlara keyif verdiğini biliyor muydunuz?

-Öyle, değil mi? (gülüyor) Bana gelen tepkiler de o yönde. Ülkemizde jeune-damme rollerinin neredeyse tamamı ezilen, aldatılan, acı çeken kadın karakterler için. Zeynep hem kadın, hem de olabildiğince ‘maskülen’. Ruh ve beden olarak güçlü ve bu gücü erkekler üzerinde kullanmaktan çekinmeyen bir kadın. Onun hikayesini anlatıyor olmaktan dolayı çok memnunum.

roportaj5KADINA ŞİDDETİ ANNELER BİTİRİR

Ülkemizdeki kadına şiddet nasıl sona erebilir?

-Kadına şiddetin sona ermesi annelerin elinde. Erkek kadına saygının ne demek olduğunu önce kendi ailesinde görüyor. Erkek evlatlarımıza kadın- erkek herkesin hayatının kutsal olduğunu biz aşılamazsak, kadını ‘mal’ olarak gören ve ona eziyet ederek egosunu tamir etmeye çalışan zihniyet hep kazanacaktır. Kadına şiddetin bitmesi için bir zihniyet devrimi lazım.

RÖPORTAJ: YÜKSEL ŞENGÜL

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir