Gerçek mi, kulaktan Dolma mı?

Özellikle ilgimi çeken bir bölüm var, başlığı beni gülümsetse de paylaşmazsam olmaz: “Haber sunucularını ciddiye almayın”.

Kitaba göre iki tip bilgi var: Biri gerçek bilgi. Bir konuya özverili bir şekilde zaman ve enerji adamış insanlarda olan. Diğeriyse ‘şoför bilgisi’.. Yani kulak dolgunluğuyla, duya duya elde edilen, kişinin kendine ait olmayan bilgi..

Rolf Dobelli, haber sunucularını ikinci kategoriye sokuyor, “İyi görüntüleri, sesleri olabilir, ama bilgileri genelde hep kulaktan dolma” diyor. Konusu üzerine çok okumuş, araştırmış, üzerine düşünmüş, kendi fikrini, kendi bilgisi ve araştırması üzerine inşa etmiş olanlar dışında hiç bir gazeteci ona göre saygıyı hak etmiyor. Dobelli’nin 2010 yılında yayınladığı bir manifestosu da var zaten.. ‘Asla haber okumamalı ve izlememelisiniz’ diye. Haber yayıncılığının insanları adeta şekerin vücuda yaptığı gibi zehirleyip obez yaptığını, yaratıcılık ve gerçek bilgiden uzaklaştırdığını söylüyor.

Bir gazeteci olarak haber diyeti konusunda Dobelli’ye katılmasam bile, fikirlerini ilginç ve üzerinde düşünmeye değer buluyorum. Zira gerçek ve kulaktan dolma bilgi arasındaki farkı farketmek bile insanın ufkunu bir anda genişletebilir. Bilgilenmek istiyorsak, konunun gerçek uzmanlarını dinlemeliyiz.

Kişinin gerçek bilgiye sahip olduğu nasıl anlaşılır peki?

Dobelli’ye göre belirgin bir işaret var:

“Gerçek bilginin sahibi, bilgisinin sınırlarını bilir. Bilgi ve ehliyetinin sınırlarının dışında bir konu olduğunda “Bilmiyorum” der. Oysa ‘şoför bilgisi’ sahipleri her şeyi der de, bir tek ‘Bilmiyorum’ demezler. Onlar her şeyi bilir. İşte onlara kulaklarınızı tıkayın.”

 

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir