Kadın Kadının Kurdu Olmayı Bıraksa..

Kadınların birbirine destek yerine çoğunlukla köstek olmayı seçmelerini oldum olası yadırgarım.

İş ve sosyal yaşamda karşılaştıkları sorun ve engeller bu denli ortadayken üstelik.  Orta alt sınıf kadınları, sadece hemcinsiyle daha rahat ettiği için kadın kadına birarada bulunmayı seçiyor. Çoğunlukla çalışmıyor.  Bizzat kadının standardının yükselmesini hedefleyen  gruplar dışında- ki buna birazdan sağlam bir örnek vereceğim-orta üst sınıf kadınlarsa, iş dünyası içinde maşallah erkekten daha erkek olmuş durumda. Kadın patron ya da yönetici, erkekleri daha ‘sorunsuz’ ve verimli bulduğu için çalışanlarını seçerken karşı cinse yöneliyor. Tabii, işin doğası da bunda etken, ama kadına yönelik pozitif ayrımcılık yapan, bilerek isteyerek daha çok kadın çalıştıran kadın patron çok az.

*****

İstisnalar kaideyi bozmaz.

Bırakın, kadının kadına destek için pozitif ayrımcılık yapmasını…

Ülkemizde ne yazık ki çoğu zaman ‘kadın kadının kurdu’.

İşyerinde, sosyal çevresinde, hemcinsine karşı korumacı değil, o, bu, şu nedenden dışlayıcı tavır takınıyor pek çok kadın. İş arkadaşı hemcinsini kıskanıyor, o başarılı olacağına bilmemkim bey terfi etsin, tercih ediyor.

Oysa bilmiyor ki, kadının her alanda güçlenmesi ve büyümesi, haklarının çiğnenmemesi sonuç olarak kendisinin, annesinin, kızının, ilerde torununun faydasına olacak.

İstisnai kadınlar elbette var. Çağdaş ve Bağımsız Yardımlaşma (Çaba) Derneği üyeleri, örneğin. Eşbaşkanlarından Özlem Cankurtaran çok yakın dostumdur; bu nedenle ben bir Çaba dostuyum. Kendini ihtiyaç sahibi çocukların hayatlarını güzelleştirmeye adamış bu kadınların her projesine elimden geldiği kadar destek vermeye çalışırım.

Bu yazıyı Bursa’da gece sabahın 3’ünde yazarken öyle enerji doluyum ki, yazıma ilham kaynağı olan kadın dayanışmasından söz etmeden geçemedim. Acıbadem Sağlık Grubu ve Çaba Derneği işbirliği ile gerçekleştirilen “Yuvamız Çiçek Açsın” adlı proje ve benim kitap imza günüm için bir otobüse doluştuk ve Bursa’ya geldik. İstanbul grubu olarak ilk gün, Bursa’nın iş kadınlarıyla buluşacaktık. Pelin Haşhaş’ın davetinde yaklaşık 70 kişi olmuştuk. Bursa’nın kadınları ne kadar güzel, zarif ve becerikli..

Çok azımız birbirini tanıyordu. Özlem Cankurtaran konuşmasında, ‘Tanışmak, fikir alışverişi yapmak ve desteğinizi istemek için geldik’ dedi ve.. Sonuç: Çok hızlı ve verimli şekilde kontaklar kuruldu, işbirliği olasılıklarının adı konuldu.

****

Kadının eğlencesi de bir başka

Akşamsa bir restoranın biz kadınlara ayrılmış üst katında fasıllı danslı yemekte kahkahalar ortalığı çınlatıyordu!

O az tanışan grup, bir kaç saat içinde birbirinin en özel hikayelerine vakıf oldu. Karşılıklı danslar ve şarkılarla harika bir geceyle ilk günü taçlandırdık.

Kadın olmanın bayıldığım kendine has bir sıcaklığı, iletişim biçimi var; hemcinsine kalkanını kuşanmamış kadınlarda bu hemen nasıl da kendini ortaya koyuyor. Ve sonrasında, harika güç birlikleri, muhteşem sonuçlar filiz veriyor.

Kadınlar… Birbirimize karşı kuşandığımız şu kalkanları bıraksak.

Aradığımız koalisyon ‘biz’iz.

Bir anlasak.

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir