“Kredimi Bir Ödesen N’olur Be Abla..”

Bir mesaj ki.. Okurken yüreğin sıkıntıya girmemesi mümkün değil. Hastalıklar, ihtiyaçlar.. Alınan ve geri ödenemeyen krediler.. Borçlar borçlar borçlar..  Aslında neredeyse herkesin farklı kalibrelerde yaşadığı sorunlar bunlar.

 Televizyona çıktığım günden beri benzer mesajlar alıyorum. İlk yıllarda mektup gelirdi; şimdi email atıyorlar. İnsanların televizyonda her gün gördüğü bazı yüzleri aileden sayması, onlara özel dünyalarını açması hep çok sevgiyle gözlediğim bir şey. Ne var ki yardım isteklerinde durum pek böyle olmuyor.

 Başta şaşırırdım çok.  Öyle ya, holding sahibi falan değilim. Bir kısmını yardım işlerine düzenli ayırdığım bir servetim falan da yok. Niye ben, diye.. Sonra anladım ki bana mektup ya da emaille ulaşıp da kredi borcunu kapatmamı isteyen, dramatik hikayelerini paylaşan kişiler yüzlerce başkasına da yazıyor.

 Yöntem artık twitter’a transfer olmuş durumda!

 Geçen gün baktım biri feryat figan yardım istiyor. ‘Defne ablaaa!’ diye.  Tabii mecra twitter olunca, siz de karşıdaki profile ister istemez bakabiliyorsunuz. Gerçek mi, yoksa sırf bu iş için açılmış hesap mı diye ben de baktım. Bir de ne göreyim! Gülben Ergen’den Yiğit Bulut’a kadar herkese yazmış arkadaş. Mesajı attığı kişiye göre değiştirme zahmetine bile katlanmamış. Kredi borcu varmış, ailesi bilse kesermiş, vs. Hatta kendisine geri dönmedi diye Yiğit Bulut’a bayağı sinkaf dolu ifadelerle küfretmiş.

 Benim anlamadığım..

Bu yolla gerçekten para toplayabilen var mı?

 Esas üzücü olan…

 Bu işler insanın insana güvenini o kadar sabote ediyor ki.

 En çok arabada giderken ‘sokakta kriz geçiren sara hastası’ gördüğümde yaşıyorum bunu. Kafadan numara yapıyorlar diye düşündüğümde..

 Birinin gerçekten ihtiyacı olsa, kafayı başka yöne çevirecek vaziyette değil miyiz bu yüzden?

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir