Monaco’nun Grace’i…

Seyirciyle buluşma tarihi ertelendikçe ertelendi. Yönetmeni ve yapımcısı birbirine girdi. Yılan hikayesine dönen film, Türkiye’de vizyonda.

Yurtdışında eleştirmenler filmi yerden yere vuruyor. Sarayın ‘gerçeklerle alakası yok’ diye protesto ettiği Monaco’nun Grace’ini merakımdan uçakta izledim.

  • Film Charles de Gaulle başkanlığındaki Fransa’nın Monaco’yu kendi sınırlarına katmakla tehdit ettiği bir dönemi anlatıyor. Monaco’lular da vergi vermek istemeyen, kumar ve gösteriş düşkünü tipler olarak resmedilmelerine rağmen, filmin kötüsü Fransızlar.
  • Grace Kelly’nin de kendi kişisel varoluş savaşı sürüyor bir yandan. Ünlü aktris, bir baloyla ülkenin kaderinde büyük bir rol oynuyor!
  • Grace Kelly’nin hayatı bir peri masalı değil. Prens Rainier’le arasında gerçek bir aşk ilişkisi yok. Hatta prenses, boşanmak istiyor.
  • Kraliyet ailesine gelin gitmenin özenilecek bir tarafı yokmuş.
  • Sinemaya geri dönemeyen aktris, aslında en zor karakteri canlandırıyor. Sonunda prensesi ‘oynamak’ zorunda kalıyor.
  • Nicole Kidman, kesinlikle iyi bir seçim. Tip olarak Kelly’yi daha iyi canlandırabilecek başka oyuncu olamazdı.
  • Rahmetli Joan Rivers’a kadar pek çok eleştirmen Kidman’la “Bakalım yüzündeki onca botoks duygu göstermesine izin verecek mi” diye aylar boyu uğraşmışlardı. Hakkını yemişler. Kidman’ın yüzü gerektiği an gayet güzel kırışıyor. Donuk değil, sadece soğuk. Ve kırılgan. Grace Kelly gibi.
  • Ne var ki Kidman’ın kariyerine katkı sağlayacak bir performans değil filmdeki. Oyuncunun kabahati yok, sorun senaryoda. Derinliksiz, inandırıcı olmayan diyaloglar.. Tuhaf bir kurgu…
  • Kostümler, mücevherler güzel. Nicole Kidman’a her giydiği yakışmış. Gözler bayram etsin diye, ya da sadece meraktan izlenebilir.

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir