Politikacıların Röportaj Halleri

Canlı yayında röportaj yapıyorsunuz. Sorduğunuz soruya cevap veren politikacı yok denecek kadar azdır. Yüzde 99’u, kafasında ne varsa onu söylemek için yayına gelmiştir. Politikacılar adeta kendilerine öğretilmiş gibi, soruyu sözel manevralarla büker ve esasen söylemek istediği yere bağlayıverirler. Siz de içinizden ‘La Havle’yle beraber, çok da antipatik olmamaya çalışarak- ki olursunuz- sorunuzun takibini yaparsınız. Bazen aynı soruyu üç kere sormak zorunda kaldığınız olur. Bu kez politikacı tarafından saldırganlıkla suçlanır, ‘Ne demeye çalışıyorsunuz’ gibi cümlelere  muhatap olursunuz. Haydi onu da geçtiniz diyelim. Süreyi nasıl ayarlayacaksınız? Aklın yolu bir. Sorulması gereken sorular belli. Limitli de bir süre var. Sihirbazlık gibi iştir. İncelikle söz kesebilmek çok önemlidir. İnceliğin yetmediği yerler, çoğunluktadır gerçi. O zaman da yine ya antipatik gözükmeyi göze alacak, ya da konuğun kontrolü ele geçirmesine izin verip yayını kurban edeceksiniz.

Antipatik gözükmeyi göze aldınız, gerekli yerlerde söz kestiniz, sorularınızın takibini de yaptınız…  Bir kaç yıl önce olsaydı ekip arkadaşlarınız ve müdürlerden aferin alır, takdir dolu sözler duyardınız. Son yıllarda bunların yerini şikayet telefonları, daha yayındayken kulaklıktan uyarılar, ekip arkadaşlarının endişeli espri/ yorumları ve tabii ki, programınızın yayından kaldırılması falan aldı.

****

İNGİLİZ BAŞBAKANA ‘KAPA ÇENENİ’

İngiltere Başbakanı David Cameron, sunucu Andrew Marr’dan resmen ‘ayar yedi’ geçen gün. Sunucu, başbakan sözünü bitiremeden ona ‘shut up’ deyiverdi! Resmen ‘kapa çeneni’ yani. “Üzgünüm ama zamanımızı aşıyoruz” derken de eliyle de ters bir jest yaptı. Başbakan Cameron’ın ağzından tek kelime çıktı: ‘Pardon’!

İngiliz basınında sunucunun tavrı eleştirilmedi. Sosyal medya ise kaynadı. İngilizler ‘kapa çeneni Cameron’ konulu bir çok eleştiri tweet’i attılar.

Sunucu kendini kötü falan hissetmedi.

Başbakan, özür beklemek yerine lafı bir de uzattığı için

özür diledi.

Twitter hashtag’lerinden biri ‘soverybritish’ ti. ‘Tam İngiliz’ yani. Politikacıların normal vatandaştan bir üstünlüğünün olmadığı ülkede, basın da attığı başlıklar ve eleştirileriyle çok acımasız ve zaman zaman bizim onur kırıcı bulabileceğimiz kadar alaycı olabiliyor.

****

KABA MABA, AMA..

Yabancı politikacılarla defalarca röportaj ve yabancı basına da iş yapmış biri olarak, sunucu Marr’ın tavrını yadırgadığımı söylemeliyim. Bırakın politikacıyı, stüdyonuzda konuk ettiğimiz sade vatandaşa da ‘Kapa çeneni’ deme hakkımız yok. Başlı başına kabalık. Söz kesersiniz, kesmelisiniz de. Ama doğru bir üslupla.

 Ne var ki, kafamızı kaldırıp da bir Batı televizyonunda televizyoncular ne kadar rahat çalışıyor gördükçe imrenmemek mümkün değil. Halkın politikacıyı sorgulama hakkını kendisinde fazlasıyla görmesinden, basının eleştirebilme sınırlarına kadar.

 

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir