Saygı İstiyoruz

Bir İstanbullu olarak artık öğleden sonra 3’ten sonra herhangi bir saatte gideceğim yerler belli.. Milliyet’teysem, Kagider’e, ya da tıpış tıpış Dolmabahçe tünellerinden eve, Kemerburgaz’a gidebilirim. Gözümü karartıp Nişantaşı’nı deneyebilirim. Levent, Zincirlikuyu, Etiler sözkonusu bile olamaz. Doğma büyüme Levent’liyim. Hala orada yaşayan akrabalarımı görmeyeli neredeyse yıl olacak. Bazı doktorlarımla ilişkim tamamen kesildi. Çok çok mecbur değilsem karşıya neredeyse iş dışında bir nedenle hiç geçmiyorum.

Çünkü günlük programıma İstanbul’un trafiği karar veriyor. Çağlayan’daki Milliyet binasından Giselle balesini izlemek için Zincirlikuyu’daki Zorlu Center’a gitmeye kalktım. En fazla 10 dakika sürebilecek yolu ne kadar zamanda gittim dersiniz?

Tam iki buçuk saatte! Tabii bale falan yalan oldu. Arabayı Zorlu’nun valesine verirken dişlerimin arasından ‘’Bir daha buraya asla gelmeyeceğim’’ diye resmen tısladım.. Vale ne dese beğenirsiniz? ‘’Trafik yüzünden herkes aynı şeyi söylüyor Defne Hanım’’..

Zincirlikuyu-Balmumcu yolu haydi en fazla 1 km olsun. Bu yol boyunca devasa iş merkezleri, plazalar, yeni alışveriş merkezleri, binalar yaptınız. İyi hoş..

Bir İstanbullu olarak ben yeni plaza ya da alışveriş merkezi mi istedim?

O devasa işyerlerine ruhsat verirken, vergi ödeyen bir vatandaş olarak benim çıkarımı bir Allah’ın kulu düşünmez mi? Nerede bunların yolu? Bu gibi binlerce insanı o bölgeye çekecek işyeri olsun, AVM olsun bina yapıyorsanız, Belediyeyle- ya da artık bu işlere kim onay veriyorsa, bu konuda da kafamız karmakarışık artık, malum- oturup o bölge için bir çözüm üretmek bu kadar mı zor?

Bu binalara verilen izinlerle, bunların sahiplerine ‘yaratılan’ ekonomik fayda milyarlarca dolar..

 Ayıp yahu..

Bu şehrin yükünü çeken insanlar olarak birazcık saygıyı haketmiyor muyuz?

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir