dua

‘Vermedikleri’ İçin de Şükrediyor muyuz?

En ufak sıkıntıda canımız ne sıkılıyor değil mi? Bir soğuk algınlığı burnumuzu tıkıyor, yediğimiz yemeğin tadını alamıyoruz. Ya daha büyük acılar, dertler? İşte o zaman halimiz kalmıyor. Acıyı, derdi çekebilme kapasitemiz ve ‘tarzımıza’ göre ya feryat ve isyan ediyor, ya da göz yaşlarımızı içimize akıtarak kadere boyun eğiyoruz.

Ocağımıza bir ateş düştüğünde ilk refleks, ‘Neden ben?’ oluyor. Hele büyük acı olduğu zamanlar insanoğlu daha büyük bir kudrete sığınmaya daha meyilli olur ya, o nedenle  ‘neden ben’ sorusunun muhatabı da genelde Yaradan’dır. Dualarımız ve yakarışlarımızda, acının büyüklüğüne göre bazen isyan da ederiz.

Yıllar önceydi.  Bir yoga dersinin sonunda, eğitmenimiz katılımcılardan birinden dua etmesini rica etmişti. Çok sevdiğimiz, çiftliğinde kendi elleriyle yetiştirdiği domates ve mısırlardan sık sık bize de getiren güleryüzlü yaşlıca bu adam ellerini açıp bir dua etti.. Çok güzeldi. Özellikle bir cümle beynime kazındı: “Allah’ım verdiklerin için şükürler olsun. Vermediklerin için de şükürler olsun”…

Sonra ben de her verdiğinin yanında vermedikleri için Yaradan’a şükretmeye başladım. Sıradan geçen bir günü düşünün. Her şey ‘şöyle böyle’. Kısaca ‘yuvarlanıp gidiyoruz’ kıvamında. Bizi heyecanlandıracak hiç bir şeyin olmadığı günler, aylar. Hani, nasıl olduğumuz sorulduğunda otomatik pilotta ‘Allah’a şükür’ dediğimiz zamanlar…

İşte öyle zamanlarda unutmamak lazım ki, hesabımıza düşmemiş, bize verilmeyen, oysa pekala da başımıza gelebilecek nice felaket var. O sıradan günler ben bana kaza, felaket, kötü haber, susuzluk, açlık, doğal afet vermediği için de şükrediyorum.

Saf sevgi ve şefkat dolu bir gücün bizi aslında nelerden koruduğunu düşündüğümüzde sıradan bir gün bile ne büyük nimet, öyle değil mi?

Ramazan ayı tüm İslam ailemi için hayırlı uğurlu olsun. Bu ay inananlar belki de her zamankinden fazla dua edecek, kendilerini Allah’a yakın hissedecekler. Bizim, ülkemizin içinde bulunduğu durum hayalimizdeki en ideali olmayabilir.

Gelin her şeye rağmen barış içinde yaşadığımız, yerkürenin en özel coğrafyalarından birinde beraber olabildiğimiz için şükredelim.

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir