Yerküre Yaşıyor

‘’Eğer twitter gibi yasaklanır da Türkiye’deki dostlar ‘Nuh’u izleyemezse çıldırırım’’ demişti Russell Crowe.

Ünlü aktörün korktuğu olmadı ve heyecanla beklenen filmi ‘Nuh: Büyük Tufan’ ülkemizde gösterime girdi.

Bazı Ortadoğu ülkeleri filmi yasakladı. Zira filmde anlatılan hikaye, İslam dininde Hz. Nuhla ilgili yer alan bilgilerle uyuşmuyor. Bizde ilahiyatçılar türlü nedenlerle filme tepki gösteriyor. Yine de Nuh, ülkemizde beyazperdede yerini aldı ve isteyen elini kolunu sallayarak gidebiliyor. Gerçek demokrasiden uzak bulup gitgide Şark’a kaymakla eleştirdiğimiz ülkemizle Ortadoğu arasında her şeye ragmen bir ışık yılı var.. Farkında olalım ve sevinelim.

‘Nuh: Büyük Tufan’a sesini yükselten sadece Müslümanlar değil, Hristiyanların da bir kısmı filme ABD’de tepki gösterdi. Filmin hikayesi ve dini inanış arasındaki farklılıklar bu yazının konusu değil. Ben izledim ve çok beğendim.

Bir kere film, gezegenimizin ne büyük bir hediye olduğu, üzerindeki bir taş parçasından suyun içindeki balığa, kertenkeleden yılana tüm canlıların bu adeta sihirli ve canlı yerkürenin armağanları olduğu gerçeğini insanlara ‘hatırlatıyor’..

Filmde Yaratıcı’nın (Allah’ın) bu gezegeni hor kullanan, sevgiyi unutan, kötülük ve kan dökmekten beslenen kavimleri tarih boyunca nasıl yok ettiğine çok kuvvetli vurgu yapılıyor.

İnsanoğlunun ‘kötü tarafı’ öyle dominant bir hal alıyor ki, dünya yaşanmaz oluyor ve tufan geliyor. Yeni bir dünya için ‘yeni’ ve temiz bir insanlık gerekiyor.. Ya da insan türünü tamamen ortadan kaldırmak.. Bir daha hiç olmamacasına.

Nuh’un ‘Aslında kötülük hepimizin içinde’ diyor.

Çok doğru.. Her birimizin aydınlık ve karanlık tarafları var. İş hangi tarafımızın baskın olacağında. Dünya var oldukça karanlık da olacak. Ama en ufak bir mum ışığının bile karanlığı yok ettiğini unutmayalım; aydınlık, her zaman karanlıktan kuvvetli.

Filmin bence en büyük faydası, insan bilinci ve aydınlığının yerküre üzerindeki etkilerini göstermesi. İnsanlık bilinç düzeyi düştükçe gezegen de buna tepki olarak, kuruyor, toprak artık beslemiyor, dünya adeta kendini insanlığa ‘kapatıyor’. İnananların bu gibi bilgileri hatırlaması, üzerinde düşünmesi ne önemli. Hele para kazanılacak iddiasıyla her karış toprağın betona çevrildiği günümüzde o toprağın, üzerindeki her ağacın kutsallığı yüz elli kere hatırlanmalı, hatırlatılmalı.

Olağanüstü efektlerin kullanıldığı fimde o kupkuru topraktan su fışkırdıkça, hayvanlar içsel bir bilişle o gemiye doluştukça, göz yaşlarıma hakim olamadım. İki gündür daha takdirle bakıyorum etrafımda çiçek açmış ağaç dallarına. Asırlık ağaçlara. Dünyalar güzeli açelyama.

Toprak Ana’ya bakıp şükrediyorum, ciğerlerimize çekebildiğimiz oksijen, hiç bıkmadan neşeyle öten kuşlar, atabildiğimiz kahkahalar, her şey için.

Ne mutlu bize! Son nefesimize kadar kullandığımız bu dünya için faydalı bir şeyler de yapalım. Ben gelecek hafta ellerimle bir kaç ağaç fidanı ekmekle işe başlayacağım..

 

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir