“Yiyin Kocanızın Parasını, Öbürüne Kalmasın!”

Fotoğraf internette dolaşıyor. Bir pazarda çekilmiş sanki.

Yazıyı okuyan tanıdığım her kadın bıyık altından güldü. Zira pazarcı- ya da yazan her kimse- mutsuz ve kötü bir çok evliliğin hala neden devam ettiğini çözmüş.

Ve beş kelimede özetlemiş.

İstisnalar kaideyi bozmasa da, kocasının kendisini aldattığını bilen kadınların büyük bir çoğunluğu evliliğini bitirmiyor.  Kadının doğal tepkisi evliliğini kurtarmak. Çoğunlukla düzen bozulmasın diye, hele çocuk da varsa.

Başkasına kaptıracağıma…

Ama en önemli nedenlerden biri, öteki kadın.

Erkeğini  ona kaptırmaktansa, aldatmış olmasına rağmen o erkek bir anda değere biniyor. Kör ölünce badem gözlü olur misali. Ve tabii evliliğe o zamana kadar yapılmış olan yatırım da var.

Öyle ya, onca yıl geçmiş. Gençlik bu adama verilmiş, saçlar süpürge edilmiş. Adama destek olunmuş, kocanın gençken azıcık olan imkanları şimdi onbeşe katlanmış…

Cefası çekilmiş, sefasını niye yeni kadın sürsün?

O nedenle kafa başka yöne çevriliyor. Evliliğin sunduğu imkanlardan sonuna kadar faydalanılıyor.

Sessiz anlaşma, evliliğin idam fermanı..

Erkek de gizliden gizliye farkında olduğu bu sessiz anlaşmanın kendine düşen tarafını eşine verdiği hediyelerle ve pahalı tatillerle üstleniyor.

Sırf ‘başkası faydalanmasın’ ya da ‘finansal ve sosyal rahatı bozulmasın’ diye bu sessiz anlaşmalara imza atan kadınlar, kendilerine büyük kötülük ediyorlar oysa. Sevilebilir olduklarına ilişkin inançları her gün azalıyor, hep mutsuz ve tatminsiz oluyorlar.

 ‘Öbürü’ akıl çeldiğinde..

Haa bir de..

‘Kafayı öbür tarafa’ çevirmekle olmuyor. Bir gün o öbür kadınlardan biri öyle bir akıl çeliyor ki, sessizce aldatılmaya tamam demiş kadın, kendini bir anda kapının önünde buluveriyor.

Benzer durumdaysanız, araştırın, etrafınız onlarca ‘kötü son’la dolu. Ya da henüz izlemediyseniz Cate Blanchett’e Oscar getiren Blue Jasmine’i mutlaka bir yerlerden bulun.

Ve hayatınızı size en layık şekilde nasıl yaşayabileceğiniz üzerine düşünün. Hiç bir zaman geç değil.

Benzer Yazılar

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir