KUTU

Metin Hara’nın  beynin Alfa, Beta dalgaları üzerine konuya yabancı olanlar için açıklayıcı öyle uyarıları var ki mutlaka kulak vermeli. Çoğumuz tehlike anında ‘kaçış ya da dövüş’ refleksimizi uyaran ve korkuyla tetiklenen Beta beyin dalgasındayız.

 Etrafımızda ‘olmayan’ tehditleri algılayan bu halimiz bizi Beta’da tuttukça zavallı hücrelerimizi hastalanmaya mahkum kılıyoruz.

 Haklı nedenlere dayanan stres hayat kurtarırken, gereksiz ve uzun süreli stres, ölüm demek.

Benzer Yazılar

Fırsatlar ve Hayalkırıklıklarının Şehri

/
Film endüstrisinin global başkenti Los Angeles. Her cazibe…

Bilgi, İlgi, Espri Birarada..

/
Kemik İliği bağışı ve medya deyince akla gelen ilk isim…

Bilgi, İlgi, Espri Birarada..

/
Kemik İliği bağışı ve medya deyince akla gelen ilk isim…

‘Yol’, Stresi Kontrol Altına Almaktan Geçiyor

* Piyasaya çıkan kişisel gelişim kitaplarına hem mesafeliyim….

* Hem de nereseyse hepsini okuyorum.

Mesafeliyim, çünkü bir çoğu yabancı kitaplardan ‘esinlenerek’ yazılmış. Öyle kitaplar var ki kelimesi kelimesine başka yayınlardan çevrilmiş. Bence hoş değil. Hele karmadan, evrensel yasalardan bahseden bir iş yapıyorsanız. Kimden alıntı yaptığınızı, ilham aldığınızı söyleseniz ne olur ki.

 Okuyorum, ve destekliyorum. Çünkü her yazar kendi hikayesini ve zorlukları nasıl yendiğini anlatıyor. Bu açıdan ilham verici olduklarını düşünüyorum.

 Metin Hara’nın ‘Aşkın İstilası, Yol’u bu sene yazılanlar içinde tartışmasız en beğendiğim kitap oldu. Hem tıp hem spiritüel eğitim almış genç yazar şimdiden fenomen. Vücudun kendini şifalandırmasından tutun da her hastalığın duygusal düzlemdeki gerçek nedenlerine kadar benzerlerinden çok aydınlatıcı bir kitap. Metin Hara’yı tanımıyorum, ama bir okur olarak iyi niyetine ve samimiyetine inandım. Hatta sayesinde ihmal ettiğim eski enerji çalışmalarıma döndüm. Kesinlikle tavsiye ediyorum.

Benzer Yazılar

Nereye Yürüyorum?

/
Bayağı doğum sancısı yaşadım sayılır bu son haftalarda.…

Helal Olsun Mustafa Amca

/
İşte ömür boyu sevgi ve sadakatin örneği. Hatta, ömür…

‘Yol’, Stresi Kontrol Altına Almaktan Geçiyor

/
* Piyasaya çıkan kişisel gelişim kitaplarına hem mesafeliyim…. *…

Eskicilikten Kurtulmanın Hafifliği

/
Günün her saati hiç düşünmeden spora gidebilir, bir saat…

Fırsatlar ve Hayalkırıklıklarının Şehri

/
Film endüstrisinin global başkenti Los Angeles. Her cazibe…

Kanserleri Yere Seren Kadın…

/
Şahane tipli, incecik, kaslı bir kadın çimlerin üzerine…

Değişim Zamanı

/
İşinizden ayrıldınız. İsteğinizle değil. Atıldınız.…

Ayağa Kalkma Zamanı

/
İnişler çıkışlar demişken.. Madem bunlar kaçınılmaz,…

Bu Kadar Dert Varken

Pazartesi stres ve beyin dalgaları hakkındaki yazım üzerine gelen tepkiler muhtelif. Kimi diyor ki “Hayatın bu kadar derdi varken nasıl stressiz olmayalım?”

Kimin hayatı dikensiz gül bahçesi ki zaten? Hayatı güzel ve yaşanası kılan taşlı da olsa bu yolda yürümeyi başarmak değil mi?

Zorluk kadar, güzel, iyi, hoşnutluk verici şeyler de var. Kimse aksini savunmasın. Bir dost sohbeti, sıcak bir çay, çocuğunun gülüşü, tutan kollar bacaklar, karnın tok olması, başının üzerinde bir çatı olması… Bunların hepsi sözde değil özde şükran duyulması gereken nimetler. Esas klişe olan dert konuşmak. Sıkılmadınız mı şikayetten, sonu gelmeyen yakınmadan? Bir yararı var mı pişirip pişirip bunları sofraya getirmenin?

Hiç olmazsa bugün deneyin, bakalım hiç yakınmadan, mevcut dertleri başa sarıp anlatmadan kaç saat geçireceksiniz? Çok zor olacak. Ama mükafatı büyük. Alışkanlık haline getirdiğiniz takdirde stres kontrolü yolunda büyük adım atmış olacaksınız. Bu da sağlık demek.

Benzer Yazılar

Vizyondaki ‘Herkül’den…

/
Kötü adam olduğu sonradan anlaşılan kişi Herkül’e diyor…

“Oturmak Öldürüyor”

/
Depresyon demişken hemen ekleyeyim.. Uzun süreli oturmak insanı…

Müdürünüz ‘Kötü’yse…

/
Stres günümüzün en önemli sorunu. American Stress Enstitüsü’nün…

Anlayanlar Anlamayanlara Anlatsın...

/
Ayakkabı üreticileri “Çin’den gelen kalitesiz ve ucuz…

Özge’yi Sevmek Böyle Olmaz

/
Engin Altan Düzyatan’ın düğünü dolayısıyla sosyal medyada…

Zannedersiniz Obama..

/
Bir AVM’den çıkıyorum. Kapıda takım elbise giymiş üç…

Her Eleştirene ‘Sen Kimsin ki?’

/
Seda Sayan olayına girmeyecektim. Ne var ki kendini savunmak…

Bu Kadar Dert Varken

/
Pazartesi stres ve beyin dalgaları hakkındaki yazım üzerine…

Yemek

 Pipa yeniden açıldı diye sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum. Çocuklarla en favori uğrak yerlerimizden biri olan bu restoran, iştahımı dizginlememi imkansız kılıyor çünkü. Harbiye Süleyman Nazif Sokak’taki Pipa, şef Marco Rosso’nun enfes yemekleriyle her gidişte kafadan bir kilo aldırıyor. Ahşap servis üzerinde gelen etler, ayrıca Enrico’nun elinden çıkma pizzalar nefis. Hele Nutella’lı bir pizza var ki, insan kontrolden çıkıyor! Kapanınca üzülmüştük. İyi ki yeniden açıldı.

Benzer Yazılar

YÜZ OVALİ İÇİN EGZERSİZ

/
  Sevgili okurlarım..   Sizden gelen istek…

1 GÜNLÜK KARABUĞDAY DETOKSU

/
    Siz de benim gibi iştahınıza hakim…

YÜZ İÇİN TAVSİYE ETTİĞİM EN SON VIDEO’LAR

/
  Sevgili okurlar,   Biliyorum internette…

SUSAM YAĞIYLA GELEN IŞILTI

/
Ne zamandır cilt bakım yazısı yayınlamamışım. Kitaba…

TABİİ Kİ GÖZLER 🙂

/
Yüzün cilt açısından en hassas yeri göz çevresi. Bu…

Kahve Maskesi (Şişkinlik giderici)

/
Evde bu vaziyette dolaşıyorum. Tek sorumlusu, dün yediğim…

Defne Samyeli Sealife Röportajı

/
Defne Samyeli Türk televizyonlarının gördüğü en özel isimlerden. Haber...

Defne Samyeli: Lisanslı Sporcu Olacağım

/
Televizyon sunuculuğundan haberciliğe, müzikten yazarlığa…

Teşhir ve Taciz Mevzusu…

Yasemin Allen, Bebek’te Arap bir adamın tacizine uğramış.

Bir blog yazarı da “Kendisine bakan güzel ve yakışıklıysa iltifat olarak algılayacaksın ama beğenmezsen taciz. Eğer sen vücudunu teşhir edecek şekilde giyinirsen bakmaktan doğal ne olabilir?” diye Allen’ı eleştirmiş.

Öncelikle, Allen’ın ‘Arap adamı beğenmediği için’ tacizle suçladığını iddia ederek tam anlamıyla zırvalamış.

Eleştirinin geneli zaten kadınların ortak sorunu olan mantalitenin açık ifadesi.

Sanki genç oyuncu tipini beğendiği adamın kendisine yiyecek gibi bakmasını hoş görecek bir kadın … Hafifmeşrep, kolay…Vücudunu ‘teşhir ettiği için’ sanki tacize davetiye çıkarıyor..

 *****

 “Hayvan gibi içgüdülerinize göre yaşıyorsanız…”

 Yasemin Allen kendisine yakışan bir kıyafetle, Bebek’te bir kafeye girmiş. Ramazan ayında gündüz vakti Fatih’te değil yani. Haberin altına yorum yazanları hayretle okuyorum. Neredeyse kızcağızı linç edecekler, ‘hak etmiş’ diyerek. Arap turist de yiyecek gibi bakmakta haklı olmuş!

 İşte bu kafa, tecavüz suçuna ‘tahrik’ ve iyi halden ceza indirimi uygulamasını savunan, kadının her tavrı ve kılığının erkekleri tahrik üzerine kurgulandığını savunan kafa. Yasemin Allen ne güzel söylemiş:

 “Bu tarz erkeklerin nefislerine hakim olamayışlarını meşrulaştıranları kınıyorum. Afedersiniz ama elbise giydim diye kimsenin bacaklarıma yiyecekmiş gibi bakma hakkı falan yok. Nefsinize hakim olamıyorsanız, insan olmayı beceremiyorsanız, hayvan gibi içgüdülerinize göre yaşıyorsunuz demektir. Ben de ona göre muamele yaparım..”

Yalnız değilsin Yasemin. Kadının- ister açık ister kapalı- ne isterse giyme özgürlüğünü biz kadınlar savunacağız. Aksi takdirde meydan ayak bileği görünce bile ağzının suyu akan bu tiplere kalacak.

Benzer Yazılar

Böyle Detoksa Can Kurban

/
Kate Moss ve Naomi Campbell’ın Bodrum sevdasını anladım…

Komedyenler… Ve Manik Depresif Bozukluk..

/
“İnsanlar ne derse desin, sözler ve fikirler dünyayı değiştirebilir”…

Als'ye Dikkat

/
 ‘Bir kova buz’ kampanyası tüm dünyada çığ gibi büyüyor.…

Teşhir ve Taciz Mevzusu…

/
Yasemin Allen, Bebek’te Arap bir adamın tacizine uğramış. Bir…

Lady Gaga.. Wow..

/
Uzun zaman sonra ilk kez bir konser bana “İyi ki gelmişim” dedirtti. O…

Haberin Mutlu Edeni…

/
Türkiye’de neler olup bitiyor bilmek için internet bağlantısı…

Depresyondayken Derdin Hafifi Yok.

/
Bir çok kişinin hayatları hakkında şikayetine maruz kalıyoruz.…

Off ki Ne Off…

/
Kırk beş gün önce kapatılan, on beş gün önce yeniden…

Önce Koşu, Sonra Hamam..

Stres dedik ya.. Herkesin bu konuda çok diyeceği var. Malum çağımızın derdi.. Ve de hastalıkların kaynağı olunca normal, tabii.

Okurlarımdan Burhan Savaş’ın çözüm önerisi ise şu:

Yıllardır uyguluyorum: Önce ormanda (Belgrad Ormanı Neşet Suyu Parkuru ) koşulacak ,

sonra da Hamam (Çemberlitaş Tarihi Sinan Hamamı )”

Süper! Gerçi Burhan Bey, Sport Hochschule’nin bir araştırması sonucuna göre koşunun zeka düzeyini yüzde 20 artırdığını söylüyor. Aradım bulamadım ama bir sporsever olarak destekliyorum. Zeka artırmasa bile stres azaltacağı kesin. Hamam da keyfiyle mutlaka ömür uzatıyor.

Haa bu arada..

Churchill’ e uzun yaşamının sırrını sormuşlar. “Spor” demiş. Eşi kıkırdamış. Churchill devam etmiş:

“Hayatım boyunca yapmadım…”

Sporu da, diyeti de abartmamalı .

Her şey kararında güzel.

Benzer Yazılar

Önce Koşu, Sonra Hamam..

/
Stres dedik ya.. Herkesin bu konuda çok diyeceği var. Malum…

Ikea, Bayağı Vücut Direnci İstiyor

Ikea demişken.. Her taşınmada ziyaret etmişliğim var. Çok az eşya almama rağmen bu son sefer en acılısı oldu. Üstelik hafta arası gittim. Eleman sayısını çok azaltmışlar. Yardımcı mimarlardan tutun kasadaki görevlilere kadar o kadar az sayıda çalışan vardı ki müşteriler kimi zaman isyan etti. Stajyer öğrenciler çalışıyormuş yazın meğer, okullar açılınca okullarına dönmüşler.

O kadar saat yürü, tanesi en az on kiloluk parçaları topla, tekerlekleri dağılmış arabalarda savrularak taşı, sonra kasada bir saat bekle..  Bir de montaj için dokuz gün sonraya gün verdikleri oluyor. İnsanın bütün hevesi kaçıyor..

Neyse ki az sayıdaki personel canayakın ve yardımcı.

Benzer Yazılar

Vizyondaki ‘Herkül’den…

/
Kötü adam olduğu sonradan anlaşılan kişi Herkül’e diyor…

“Oturmak Öldürüyor”

/
Depresyon demişken hemen ekleyeyim.. Uzun süreli oturmak insanı…

Müdürünüz ‘Kötü’yse…

/
Stres günümüzün en önemli sorunu. American Stress Enstitüsü’nün…

Anlayanlar Anlamayanlara Anlatsın...

/
Ayakkabı üreticileri “Çin’den gelen kalitesiz ve ucuz…

Özge’yi Sevmek Böyle Olmaz

/
Engin Altan Düzyatan’ın düğünü dolayısıyla sosyal medyada…

Zannedersiniz Obama..

/
Bir AVM’den çıkıyorum. Kapıda takım elbise giymiş üç…

Her Eleştirene ‘Sen Kimsin ki?’

/
Seda Sayan olayına girmeyecektim. Ne var ki kendini savunmak…

Bu Kadar Dert Varken

/
Pazartesi stres ve beyin dalgaları hakkındaki yazım üzerine…

Eskicilikten Kurtulmanın Hafifliği

Günün her saati hiç düşünmeden spora gidebilir, bir saat koşabilirim. İlgilendiğim bir konu için gözlerim ağrıyıncaya kadar internette okuyabilirim. Çocuklarımla bir program uğruna iki saat araba kullanmaya, arkadaşlarla buluşmak için gecenin bir yarısı giyinip çıkmaya da hep varım.

Ama.. Şu ev düzenleme işi yok mu.. Psikolojide ‘procrastination’ var ya- erteleme, ağırdan alma yani. Benimki öyle bir ağırdan almaydı ki, bir yıldır yapacağım diyorum ama ne elim ne ruhum varıyordu.

Bunun nedenleri var elbet. Bende geçmişten kopamama hali mevcut. Kimileri bunu Yengeç burcu olmamla bağlantılandırabilir…Benim için her eşyanın bir hatırası, hatta ruhu vardır.

Seyahatte biten diş macununun tüpünü atmak için ülkeme geri dönmeyi beklediğimi bilirim.

Anlayacağınız, eski eşyaları atmakta zorlanırım. O kazak ‘o gün’ giyilmiştir, o uçak bileti parçası ‘şu seyahatin’ anısıdır.. Devamlı günlük tutarım. Her yerde ‘izlenimlerimi’ yazdığım kağıtlar vardır mesela, gün gelir alakasız birinin eline geçer ve ben hep pişman olurum..  ‘Bir daha yazmayacağım!’ derim ama nerdee? Bugün elime geçen defter sayısı, altı.

Buna rağmen bir de düzen sevdiğim için., çekmecelerimin ve giyinme odamın üstüme üstüme geldiği aylar sonrasında soluğu Ikea’da aldım. Raflar, ekstra dolap falan derken bugünü temizlikle geçirdim.

Attım, attım, attım…

Sonuç:

  • ******Dünya varmış. Üzerimden büyük bir yük kalktı. Dedikleri kadar var- uzmanlar iddia ediyor ya ‘eşya yığınları’ evin enerjisini bloke ediyor diye. Aynı vücuttaki tümör gibi, kullanılmayan yığınlar bulunduğu ortamdaki enerji akışını engelleyip ortamı bir nevi ‘hasta’ ediyormuş. Olabilir.
  • ***** Karar verdim. Bir daha eve her kağıt/kartvizit/dergi/ işle ilgili doküman getirişimde HEMEN doğru yere yerleştirip, ihtiyacım olmayanı atacağım. Siz yapmazsanız, mutlaka birileri onları bir yerlere piller, oyuncaklar ve gazeteler arasında tıkıştırıveriyor çünkü.
  • *****Nostalji merakımı bir kutuyla sınırlandırıp, gerisini atacak kadar pervasız olacağım.
  • Darısı sizin başınıza.
  • İtiraf edin, sağda solda içinde ne olduğunu bile unuttuğunuz kolileriniz yok mu?

Benzer Yazılar

Nereye Yürüyorum?

/
Bayağı doğum sancısı yaşadım sayılır bu son haftalarda.…

Helal Olsun Mustafa Amca

/
İşte ömür boyu sevgi ve sadakatin örneği. Hatta, ömür…

‘Yol’, Stresi Kontrol Altına Almaktan Geçiyor

/
* Piyasaya çıkan kişisel gelişim kitaplarına hem mesafeliyim…. *…

Eskicilikten Kurtulmanın Hafifliği

/
Günün her saati hiç düşünmeden spora gidebilir, bir saat…

Fırsatlar ve Hayalkırıklıklarının Şehri

/
Film endüstrisinin global başkenti Los Angeles. Her cazibe…

Kanserleri Yere Seren Kadın…

/
Şahane tipli, incecik, kaslı bir kadın çimlerin üzerine…

Değişim Zamanı

/
İşinizden ayrıldınız. İsteğinizle değil. Atıldınız.…

Ayağa Kalkma Zamanı

/
İnişler çıkışlar demişken.. Madem bunlar kaçınılmaz,…

Ben Böyle Doğdum…

“Ben kendi yolumda güzelim.

Çünkü Tanrı hata yapmaz.

Doğru yoldayım ben, bebeğim.

Ben böyle doğdum.”

 

Ne renk olursak olalım, inancımız hayat bakışımız, görüntümüz ne olursa olsun kendimizi kabul edip sevmemiz gerektiğini söyleyen bir şarkı, ‘Born This Way’.  Lady Gaga gay’lerin haklarını en çok savunan sanatçılardan biri. Konserinde gökkuşağı bayrağını açan LGBT üyeleri en öndeydiler. Sanatçı, bu turnenin her ayağında yaptığı gibi toleransa, kabule ve sevgiye değindi. Bu konuşmanın üzerine “Türkiye’deki gay’ler, ellerinizi kaldırın” dedi.

Ve.. Binlerce el kalktı. Çoğunluğu belli ki gay değildi; sanatçının konuşmasını tam anlayamadıkları için mi, yoksa müziğin ve enerjinin büyüsü o anda herkesi sevgiyle sarmalamıştı da ondan mı o eller kalktı? Bilemedim.

Bildiğim tek şey.

Farklı olmanın, insanı çok yalnızlaştırdığı. Dünya zaten kendimizden hoşlanmamamız için bir çok neden empoze ediyor. Hele bir de sürüden ayrılıyorsak, başta biz kendimizi onaylamıyoruz. Sonra da çevre. Ayrıca, biz de farklı olana uzak duruyoruz.

Oysa kimiz ki biz, başkasını yargılayacak? Hepimiz aynı kaynaktan gelmiyor muyuz?

Ne güzel diyor şarkıda: Allah hata yapmaz.

Son sözü de Yunus Emre söylesin o zaman:

“Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü.”

Benzer Yazılar

Vizyondaki ‘Herkül’den…

/
Kötü adam olduğu sonradan anlaşılan kişi Herkül’e diyor…

“Oturmak Öldürüyor”

/
Depresyon demişken hemen ekleyeyim.. Uzun süreli oturmak insanı…

Müdürünüz ‘Kötü’yse…

/
Stres günümüzün en önemli sorunu. American Stress Enstitüsü’nün…

Anlayanlar Anlamayanlara Anlatsın...

/
Ayakkabı üreticileri “Çin’den gelen kalitesiz ve ucuz…

Özge’yi Sevmek Böyle Olmaz

/
Engin Altan Düzyatan’ın düğünü dolayısıyla sosyal medyada…

Zannedersiniz Obama..

/
Bir AVM’den çıkıyorum. Kapıda takım elbise giymiş üç…

Her Eleştirene ‘Sen Kimsin ki?’

/
Seda Sayan olayına girmeyecektim. Ne var ki kendini savunmak…

Bu Kadar Dert Varken

/
Pazartesi stres ve beyin dalgaları hakkındaki yazım üzerine…

Lady Gaga.. Wow..

Uzun zaman sonra ilk kez bir konser bana “İyi ki gelmişim” dedirtti. O trafiğe de, astronomik bilet fiyatına da, İTÜ konser alanı yollarını arşınlamaya da değdi.

Dünya üzerinde –hele dijital markette- albümleri en çok satan sanatçılardan Lady Gaga, İstanbul’da kelimenin tam anlamıyla müthişti.

Gaga, fütursuzluğun beden bulmuş haliydi.

Kendinden beklendiği üzere çok provokatif kostümler giyindi. Hatta sahnede soyundu bile. Güldürdü. Ağlatttı. Şaşırttı.

Bir sahne şovunda olması gereken her şey ve fazlası vardı İTÜ’de o gece.

KISA KISA

  • Lady Gaga, ülkemize gelen sanatçıların neredeyse hepsinin yaptığı gibi konuşmasını ve şarkılarını Türkçe sözcüklerle renklendirdi. Üzerine yapışmış gibi durmadı ama. Sahici, ve samimiydi.
  • Bol bol konuştu. İngilizce. Ve kalabalık her söylediğine çok güzel tepki verdi.
  • Her şarkı için yeni bir kostüm giydi. Hepsi Gaga’nın tarzına özel tasarlanmış kıyafetler birbirinden ilginç ve güzeldi.
  • Kalabalık arasından bir genç kızı sahneye çıkardı, piyano başında beraber otururlarken söyledi şarkısını. Sarı saçlı, yüzü ‘küçük  canavarlar’ gibi (Lady Gaga hayranları) boyalı kız İran’lıymış. Gaga ona sarılıp, öptü. Farklılıkların güzelliğine ve eşcinsel haklarına değindi, bir yandan Born This Way’i söylerken. İranlı kız gözyaşlarını tutamadı.
  • Lady Gaga, hem popta çığır açan bir şarkı yazarı, hem de çok iyi bir şarkıcı. İlk albümünden bu yana kuvvetli sesini bağıra çağıra her şarkıda ispat etmeye kalkmaması, şarkılarını dinleyene daha kolay benimsetiyor. Vokal performansının farkı sahnede ortaya çıktı tabii. Konser sonuna kadar- o kadar dansa rağmen- sesinde en ufak bir düşme olmadı. Çok ama çok iyiydi.
  • On beş dansçısı da hep kostüm değiştirdiler. Koreografi, ekran grafikleri, ışıklar ve kostümler “Oh, sonunda adam gibi bir sahne şovu izledik” dedirtti. Özenilmiş iş başka oluyor. Sırtında bir gömlekle üç vokalistin sesinin arkasına sığınan sanatçılar hiç tat vermiyor.

Benzer Yazılar

Böyle Detoksa Can Kurban

/
Kate Moss ve Naomi Campbell’ın Bodrum sevdasını anladım…

Komedyenler… Ve Manik Depresif Bozukluk..

/
“İnsanlar ne derse desin, sözler ve fikirler dünyayı değiştirebilir”…

Als'ye Dikkat

/
 ‘Bir kova buz’ kampanyası tüm dünyada çığ gibi büyüyor.…

Teşhir ve Taciz Mevzusu…

/
Yasemin Allen, Bebek’te Arap bir adamın tacizine uğramış. Bir…

Lady Gaga.. Wow..

/
Uzun zaman sonra ilk kez bir konser bana “İyi ki gelmişim” dedirtti. O…

Haberin Mutlu Edeni…

/
Türkiye’de neler olup bitiyor bilmek için internet bağlantısı…

Depresyondayken Derdin Hafifi Yok.

/
Bir çok kişinin hayatları hakkında şikayetine maruz kalıyoruz.…

Off ki Ne Off…

/
Kırk beş gün önce kapatılan, on beş gün önce yeniden…